devletmemuru

Haberler Kamu Haberleri

MEMUR MAAŞ ZAMMI 2012

Memur maaş zammı 2012 bekleniyor. Memur maaş zammı 2012 ne zaman yapılacak? İşte Memur maaş zammı 2012 ayrıntıları:

 

Maliye Bakanlığı olarak toplu sözleşmeye ilişkin tasarının ve toplu sözleşme sürecinin geçen sene, bütçe bağlanmadan tamamlanmasını arzuladıklarını kaydederek, geçen seneki enflasyon farkının ocak ayına yansıtıldığını, geriye dönük farkların da ödeneceğini söyledi. ''Nisana yetişir mi'' şeklindeki soru üzerine de Şimşek, ''Mümkün ama bu yasal çerçeve, Meclis tarafından kabul edilecek, sonra müzakereler olacak. Bu müzakerelerin belli bir süreci olacak. Müzakereler belki bir kaç günde, belki bir ay sonra biter. Dolayısıyla bugünden gün konusunda, tarih verme konusunda birşey söylememiz doğru olmaz. Ama nisan hala mümkün olan bir tarih'' ifadesini kullandı.

Bakan Şimşek, NTV'de katıldığı bir programda, şu anda cari açıkta bir daralma trendinde olunduğunu belirterek, kredi hacminin ciddi şekilde yavaşlatıldığını, iç talebin bir miktar yavaşladığını, vergi tedbirlerinin alındığını anlattı.

Tüm bunların cari açığa olumlu yansıyacağını ifade eden Şimşek, ''Kasımda başlayan daralma trendi devam edecek. Orta, uzun vadeli çözümler esastır. Reformlardan ödün vermeden, güçlü bir şekilde reformlara devam etmemiz lazım'' dedi.

Bakan Şimşek, enflasyona ilişkin beklentilerinin ilk çeyrekte yükselmeye devam etmesi, yılın ortasına doğru tek haneli, yılın sonlarına doğru da Merkez Bankasının hedeflerine doğru bir inişe geçmesi olduğunu hatırlatarak, şöyle devam etti:

''Bu sürecin erken gelmesi ihtimali var. Bu kısmen liranın durumuyla ilişkili. Bu bahsettiğim beklentiler, yılın ilk çeyreğinde yüksek seyretmesi beklentisi kısmen lirada ocak başına kadar devam eden değer kaybıyla ilişkiliydi. Enflasyon niye yüzde 10'un üzerine çıktı? TL ciddi anlamda değer kaybetti. TL'nin değer kaybı ithal edilen ürünler yoluyla enflasyon dinamiklerini olumsuz etkiledi. Kısmen de olsa Ekim ayında yaptığımız vergi artışları etkili oldu. Şirketlerin fiyatlama gücü var. İç talep güçlü olunca, maliyetleri hemen olduğu gibi yansıtabiliyorsunuz. Halbuki iç talebin zayıf olduğu dönemlerde maliyetin bir kısmını üstleniyorsunuz. Tüketiciye yansıtmıyorsunuz. Enflasyonun kısmen iç talebin yavaşlaması, kısmen liranın bir miktar güçlendikten sonra istikrara kavuşması nedeniyle, tekrar bir düşüş trendine girmesi ihtimali yüksek. Yılın sonuna doğru bir kerelik etkilerin çıkmasıyla birlikte tekrar Merkez Bankasının hedeflerine doğru yönelmesi ihtimali yüksek.''

-Memur maaşları-

Bakan Şimşek, Maliye Bakanlığı olarak toplu sözleşmeye ilişkin tasarının ve toplu sözleşme sürecinin geçen sene, bütçe bağlanmadan tamamlanmasını arzuladıklarını kaydederek, geçen seneki enflasyon farkının ocak ayına yansıtıldığını, geriye dönük farkların da ödeneceğini söyledi.

''Nisana yetişir mi'' şeklindeki soru üzerine de Şimşek, ''Mümkün ama bu yasal çerçeve, Meclis tarafından kabul edilecek, sonra müzakereler olacak. Bu müzakerelerin belli bir süreci olacak. Müzakereler belki bir kaç günde, belki bir ay sonra biter. Dolayısıyla bugünden gün konusunda, tarih verme konusunda birşey söylememiz doğru olmaz. Ama nisan hala mümkün olan bir tarih'' ifadesini kullandı.

Şimşek, zam farklarının bütçeye yansımasıyla ilgili olarak da enflasyonun çok yüksek olduğu dönemlerde devletin bu işten kar edebildiğini ancak o dönemlerin geride kaldığını, enflasyonun düşük seyrettiğini ve yansımasının da sınırlı olacağını söyledi. Şimşek, ''Faizlerin de düşük olduğu, enflasyonun düşük olduğu dikkate alınırsa bunun düşük bir olumlu etkisi olur. Fakat biz onun derdinde, peşinde değiliz. Biz memurumuzun biran önce zamlı maaşını almasını temenni ediyoruz'' dedi.

Habertürk

EMEKLİNİN İKRAMİYESİNİ ARTIK SGK ÖDEYECEK

Eski memurların alamadıkları ikramiyeleriyle ilgili Anayasa Mahkemesi ikinci kere iptal kararı verdi. Yeni bir düzenleme için de süre vermedi. Artık 12 Temmuz 2011 gününden sonra emekli olacak olanların ikramiyelerini SGK ödemek zorunda. 12 Temmuz 2011 gününden önce emekli olmuş olanlar ise dava açarak ikramiyelerini alabilirler...

 

Hocam merhaba, Anayasa Mahkemesi’nin emekli ikramiyeleri hakkındaki kararı sonucu nasıl hareket etmeliyiz. Biz daha önceden Emekli Sandığı’na dilekçe vermiştik sizin tavsiyeniz üzerine, doğal olarak negatif cevap geldi ama dava açmamıştık. Şimdi ne yapmamız gerekiyor? İsmi saklı

 

Sayın okurum, bu köşeden eski memurların ikramiyeleri konusunda çok haber, öneri ve dava dilekçe örnekleri okudunuz. Dava açanlardan ikramiyelerini alanlar da oldu davaları devam edenler de var. (Bu arada bizim yayınladığımız dilekçede ödeme tarihindeki gösterge, katsayı, taban aylık ibarelerini yazmayıp da ikramiye ve faizini istiyorum diyenler 50-60 lira aldılar.)

 

SÜRECİ HATIRLAYALIM

Geçmiş yıllarda bir müddet memuriyet yapmış ve sonrasında (memur değilken) SSK, Bağ-Kur veya Emekli Sandığı’ndan emekli olmuş kişiler, 2009 yılında Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararla ikramiyelerini alabilme hakkına kavuştular ama hükümet engellemek için yeni bir yasa çıkardı. Hem CHP’nin başvurusu ve hem de örneğini yayınladığımız dava dilekçeleri sonrasında binlerce kişi yeniden Anayasa Mahkemesi’ne gitmişti. 12 Mayıs 2011 günkü oturumda Anayasa Mahkemesi bir kez daha eski memurlara ikramiye ödenmeli kararını verdi. İşte bu karar 12 Temmuz 2011 günü Resmi Gazete’de yayınlandı.

 

ESKİ MEMURLARA İKRAMİYE HAKKINI 2009’DA ANAYASA MAHKEMESİ VERMİŞTİ

Memurlar emekli olduklarında en son TC Emekli Sandığı Kanunu gereğince kesenek-prim ödemişlerse SGK’dan ikramiye alabilmekteydiler ama memur iken istifa edip sonrasında bir gün dahi olsa SSK veya Bağ-Kur’a prim ödeyerek (ister SSK’dan, ister Bağ-Kur’dan, ister İş Bankası Sandığı’ndan, ister Emekli Sandığı’ndan) emekli olmuş olanlara SGK ikramiye ödemiyordu. Anayasa Mahkemesi 2009 yılında verdiği kararla bu haksızlığa son vermişti.

 

Birden çok sosyal güvenlik kurumuna prim-kesenek ödenmesi durumunda hizmetleri birleştiren, 2829 sayılı Kanun’un “Emekli İkramiyesi” başlıklı 12’nci maddesinde bulunan “Son defa TC Emekli Sandığı’na tabi görevlerden emekliye ayrılan ve kendilerine bu Kanunun 8’inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, TC Emekli Sandığı’na tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı TC Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir” biçimindeki hüküm içindeki, “Son defa TC Emekli Sandığı’na tabi görevlerden emekliye ayrılan ve ...” ibaresini, Danıştay 11. Dairesi’nin 2005/40 Esas sayılı başvurusuyla Anayasa Mahkemesi 05.02.2009 tarihli oturumunda iptal etmişti. Ancak aynı oturumda iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından (5 Haziran 2009 gününden) başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesine de karar verilmişti.

 

HÜKÜMET, ANAYASA MAHKEMESİ KARARINA UYMADI!

Anayasa Mahkemesi kararına göre 5 Haziran 2010 gününe kadar eski memurların ikramiyelerini alabilmeleri için hükümet TBMM’den kanun geçirmesi gerektiği halde tam tersi bir kanun çıkardı. 16 Haziran 2010 günü TBMM’de kabul edilen “5997 SAYILI BAZI KANUNLARDA VE 190 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN”da, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararına uygun düzenleme yapılması gerekirken aksi bir düzenleme yaptı ve “İKRAMİYELERİ ödemeyeceğim” dedi. 5997 sayılı Kanun’un 14’üncü maddesiyle yapılan düzenleme ile hükümetin Anayasa Mahkemesi’nin kararına aykırı bir şekilde yaptığı “İkramiyeleri ödemeyeceğim” dediği düzenlemenin iptalini, hem anamuhalefet partisi CHP hem de 18 Haziran 2010 ve 29 Temmuz 2010 günleri bu köşeden yayınladığımız İdare Mahkemesi’nde açılacak dava dilekçe örnekleriyle mahkemelere başvuran halk talep ettiler. Memuriyet süreleri için ikramiye istediler.

 

ANAYASA MAHKEMESİ BİR DAHA İPTAL ETTİ

Hükümetin eski memurlara vermek istemediği ikramiyeleri için Anayasa Mahkemesi 12 Mayıs 2011 günkü oturumunda eski memurların ikramiye konusunu da ele aldı ve hem CHP’nin hem de halkın başvurusu üzerine, “5997 sayılı bazı kanunlarda ve 190 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 14. maddesiyle, 8.6.1949 günlü, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 89. maddesinin değiştirilen birinci fıkrasının ikinci cümlesinin “Son defa bu kanun veya 5510 sayılı Kanun’un geçici 4’üncü maddesi hükümlerinin uygulanmasını gerektiren görevlerde çalışmakta iken emekliye ayrılan ve ...” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE” karar verdi.

 

ESKİ EMEKLİLER İKRAMİYE ALMAK İÇN DAVA AÇSIN

Anayasa Mahkemesi’nin 12 Mayıs 2011 günkü oturumunda verdiği iptal kararı, 12 Temmuz 2011 günlü Resmi Gazete’de yayımlandı. İptal kararıyla bu tarihten sonra emekli olacak olanlar artık ikramiyelerini, emekli oldukları andan itibaren SGK’dan (Kamu Görevlileri Emeklilik İşlemleri Daire Başkanlığı’ndan) talep etmeleri halinde sorunsuz bir şekilde alma hakkına kavuştular.

 

DANIŞTAY KARARI BULUNUYOR

12 Temmuz 2011’den önce emekli olmuş olanlar ise dava açarak ikramiye alabilirler. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı geriye yürümez ama daha önce Danıştay’ın “ikramiyeler ödenmeli” kararları var olduğu için emsal davalarla açacakları dava ile ikramiyelerini alabilirler. Ancak, talep kısmında mutlaka “ödeme tarihindeki katsayı, taban aylık katsayısı dikkate alınarak ödensin” desinler. Aksi halde emekli oldukları yıldaki katsayı ve taban aylık katsayısıyla 20-25 bin lira alacakları yerde 50-60 lira alma durumunda kalırlar.

Habertürk

YSK SEÇİM SONUÇLARINI BELİRLEME ESASLARINI AÇIKLADI

yskYüksek Seçim Kurulu(Ysk), 12 Haziran'da Yapılacak Milletvekili Genel Seçimlerinde Seçim Sonuçlarının Belirlenmesinde Uygulanacak Esas ve İlkeleri Bir Genelgeyle Belirledi.

Yüksek Seçim Kurulu(YSK), 12 Haziran'da yapılacak milletvekili genel seçimlerinde Seçim sonuçlarının belirlenmesinde uygulanacak esas ve ilkeleri bir genelgeyle belirledi.

Resmi Gazete'de yayımlanan, il Seçim kurullarına ve siyasi partilerin genel başkanlıklarına gönderilen genelge, ilçe Seçim kurullarından gelen sonuç tutanakların birleştirilmesine, seçilenlerin tespit edilmesine ve siyasi partilerin oy yüzdelerinin hesaplanmasına ilişkin usul ve esasları düzenliyor.

Genelgeye göre, tutanaklarda seçmen listesinde yazılı seçmenlerin, oy kullanan seçmenlerin, itiraz edilmeksizin geçerli sayılan oy pusulalarının ve itiraz üzerine geçerli sayılan veya hesaba katılan oy pusulalarının sayısı yer alacak. Ayrıca, tutanaklarda şu bilgilerinde yer almasına karar verildi:

"Geçerli sayılan ve hesaba katılan oy pusulaları ile geçersiz sayılan ve hesaba katılmayan oy pusulalarının toplamı. Birleşik oy pusulalarındaki sıraya göre siyasi partilerin adları, siyasi partilerin her birinin aldığı geçerli oy sayısı, bağımsız adayların her birinin aldığı geçerli oy sayısı."

-TUTANAKLARDA YER ALACAK BİLGİLER BELİRLENDİ-

İl Seçim Kurulları birleştirme tutanaklarını düzenledikten sonra bir örneklerini Ysk'ya sunacaklar. İl Seçim Kurulları ayrıca bu tutanaklarda şu bilgilere yer verecek:

"Seçim yapılan ilin adı, Seçim çevresi, sandık kurullarının toplam sayısı, sandık seçmen listesinde yazılı olan seçmenlerin toplam sayısı, oy kullanan seçmenlerin toplam sayısı, itiraz edilmeksizin geçerli sayılan oy pusulalarının toplam sayısı, itiraz üzerine geçerli sayılan veya hesaba katılan oy pusulalarının toplam sayısı, geçerli oy pusulalarının toplam sayısı, geçersiz sayılan veya hesaba katılmayan oy pusulalarının toplamı, siyasi partilerin her birinin aldığı geçerli oy sayısı, bağımsız adayların her birinin adı ve soyadı, aldığı geçerli oy sayısı."

Gümrük kapılarından gelen Seçim bilgileri ise yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı seçmen sayısı, gümrük kapılarında oy kullanan seçmen sayısı, geçerli oyların sayısı, geçersiz oyların sayısı ve seçime katılan her bir siyasi partiye verilen geçerli oy sayısı, gümrük kapısı oylarının birleştirme tutanağında birleştirilecek.

Ysk, SEÇSİS'de il Seçim kurullarından gelen toplam geçerli oy sayısına gümrük kapısı ilçe Seçim kurullarından gelen toplam geçerli oy sayısını ekleyecek. Böylece, her siyasi partinin Türkiye genelinde aldığı geçerli oy miktarı bulanacak. Oy toplamına göre, siyasi partilerin Türkiye genelindeki oy yüzdesini hesaplayacak olan Ysk, yüzde 10 barajını aşan siyasi partileri tespit edecek.

Türkiye genelinde geçerli oyların yüzde 10'unu geçmeyen partilerin milletvekili çıkaramayacaklarının belirtildiği genelgede, "Genel barajı aşamayan siyasi partinin listesinde yer almış bağımsız aday da Seçim çevresinde aldığı oy miktarı ne olursa olsun seçilmiş sayılmaz" denildi.

Genelgeye göre, siyasi partinin, il Seçim kurullarından gelen toplam geçerli oy sayısı ile gümrük kapılarından aldığı oy toplamı Türkiye genelinde aldığı geçerli oy toplamını ifade edecek.

Aynı siyasi partinin, her Seçim çevresinde aldığı geçerli toplam oyu esas alınarak, il Seçim kurullarından gelen toplam aldığı geçerli oya oranı ile gümrük kapısında aldığı toplam oy arasında doğru orantılı bir denklem kurulacak. Bu çerçevede, gümrük kapısından o Seçim çevresine yansıyacak oy miktarı tespit edilecek, o Seçim çevresindeki geçerli Oyuna ilave edilecek. Elde edilen toplam rakamlar ise siyasi partinin o Seçim çevresinde aldığı geçerli oy toplamını ifade edecek.

Genelgeye göre, milletvekili seçilenler belli olur olmaz, isimleri ve mensup oldukları siyasi parti, il Seçim kurullarınca Ysk'na bildirilecek. Milletvekili seçilenlere il Seçim kurulu tarafından milletvekili seçildiklerine dair tutanak verilecek.

Haberler.com

12 HAZİRAN'DAKİ GENEL SEÇİMLER İÇİN SEÇMEN LİSTELERİ 18 MART'TA MUHTARLIKLARDA ASKIYA ÇIKACAK, 31 MART'TA İNDİRİLECEK

yskMuzaffer Salcıoğlu - Listelerdeki yanlışlık ya da eksiklikler bu süre içinde düzeltilebilecek.

Özellikle ev değiştirenlerin yeni adreslerini 31 Mart'a kadar nüfus müdürlüklerine bildirmeleri gerekiyor. Aksi halde seçmen kaydı olmadığı için oy kullanamayacaklar. Bu sıkıntıyı referandumda CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu yaşamıştı. Adres değişikliğini bildirmediği için oy verememişti. Kapı kapı dolaşan muhtarlar da vatandaşları bu konuda uyarıyor: "Mutlaka listelere bakın. 20 yıldır aynı adreste otursanız da kaydınız çıkmayabilir."

Başkent Muhtarlar Federasyonu Genel Sekreteri Serpil Erenoğlu, adresini değiştirmeyen vatandaşlarda bile seçmen kaydının çıkmadığı durumlarla karşılaştıklarını söylüyor. 18 Mart'ta askıya çıkacak seçmen listelerinin önemli olduğunu kaydeden Erenoğlu, "20 yıldır aynı adreste otursanız da seçmen kaydınızın çıkmama ihtimali var." diyor.

Sarıyer'in Yeşilköy Mahallesi Muhtarı Bülent Yurtsever de bazı vatandaşların, yanlış adres bildiriminde bulunabileceğini ifade ediyor. Bu durumda o ikamette oturan gerçek kişilerin mağdur duruma düştüklerini kaydeden Yurtsever, "Bir kişi, nüfus müdürlüğüne kasıtlı veya yanlışlıkla bir başkasının adresini beyan ettiği ve nüfus memurunun bunun farkına varmaması halinde asıl adreste oturan kişinin kaydı siliniyor. Bu durumda da asıl kişinin seçmen kaydı çıkmıyor." şeklinde konuşuyor.

Adres değişikliği meselesi, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu "seçimde oy kullanamayan parti lideri" konumuna düşürmüştü. Kılıçdaroğlu, 12 Eylül anayasa değişikliği referandumunda 'hayır' oyu kullanmaya çağırmış, ancak kendisi oy kullanamamıştı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı'na adaylığını koyduğu 2009 yerel seçimlerinde ikametini Kağıthane'de gösteren Kılıçdaroğlu, seçimlerden sonra Ankara'ya döndü.

Adres değişikliğini nüfus müdürlüğüne bildirmedi. Nüfus idaresi yetkilileri, elindeki ilk adres bilgisinden hareket ederek, CHP liderinin daha önce bildirimde bulunduğu adreste olup olmadığını tespit amacıyla emniyete bildirimde bulundu. Emniyet tahkikatı sonucunda, Kılıçdaroğlu'nun nüfusa bildirilen adreste yaşamadığı tespit edildi. Bunun üzerine nüfus dairesi, ilk adres bilgisini sildi. Yeni adres bilgisini ilgili nüfus müdürlüğüne bildirmediği için de seçmen kâğıdı gönderilmedi. Kılıçdaroğlu, seçmen kâğıdı olmadığı için de oy kullanamadı.

Başvuru için kimlik ve fatura yeterli

Eski muhtarlıktan herhangi bir belge almak gerekmiyor. Yeni ikamet adresinizin bağlı bulunduğu ilçe nüfus müdürlüğüne nüfus cüzdanınızı ibraz ederek başvurmak yeterli.

Nüfus müdürlüğü, yeni ikamet adresinizi belgelendirmenizi istiyor. Bunun için yeni adresinize ait noter tasdikli kira kontratı, tapu veya isminize ait elektrik-su-doğalgaz faturalarından birinin bulunması gerekiyor.

Yurtta kalan öğrenciler, yurt müdürlüğünden orada kaldıklarına dair bir yazıyla nüfus müdürlüğüne başvurabilir.

Akrabasının, arkadaşının veya bir yakınının yanında ikamet edenler, yanında ikamet ettikleri kişi ile birlikte nüfus müdürlüğüne gitmeli.

İkametini bir önceki seçimlere göre değiştirmeyenler de muhtarlıkta askıya çıkan seçmen listesini kontrol etmeli.

Aile bireyleri aynı adreste ikamet ediyorsa ikamet değişikliği için aile reisinin tek başına nüfus müdürlüğüne müracaat etmesi yeterli oluyor.

Zaman

SEÇİM SÜRECİ BUGÜN (14.03.2011) BAŞLIYOR

yskYüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) belirlediği seçim takvimine göre, 12 Haziran 2011'de yapılacak 24. dönem milletvekili genel seçimi için süreç bugün başlıyor.

Seçim takvimine göre, seçimin başlangıç günü kabul edilen bugün muhtarlık bölgesi askı listelerinin dökümüne başlanacak. Bu kapsamda, milletvekili genel seçimine ait parametrelerin SEÇSİS'den tanımlanması işlemleri ve tutuklu ve taksirli suçlardan hükümlü olanların kimlik bilgilerini içeren listelerin cumhuriyet başsavcılıklarından istenerek SEÇSİS'e girilmesi işlemlerine başlanacak.

Siyasi partilerden 16 Martta hangi seçim çevrelerinde hangi usul ve esaslarla aday tespiti yapacaklarını Yüksek Seçim Kuruluna bildirmeleri istenecek.

Muhtarlık bölgesi askı listeleri, 18 Martta askıya çıkıyor. Aynı gün tutuklu ve taksirli suçlardan hükümlü askı listeleri de güncelleştirilmek üzere ilçe seçim kurullarınca askıya çıkarılacak. Yurt Dışı Seçmen Kütüğü aynı gün, www.ysk.gov.tr adresinde ilan edilecek.

Siyasi partilerin, hangi seçim çevrelerinde ön seçim, hangi seçim çevrelerinde aday yoklaması yapacaklarını 18 Mart'a kadar Yüksek Seçim Kuruluna bildirmeleri gerekecek.

Siyasi partilerin hangi seçim çevrelerinde hangi usul ve esaslar ile aday tespiti yapacakları Yüksek Seçim Kurulunca ilgili ilçe seçim kurullarına 19 Martta bildirilecek.

Siyasi partiler ön seçim ya da aday yoklaması seçmen listelerini 28 Martta kesinleştirecek.

YSK, siyasi partilerin hangi seçim çevrelerinde ön seçim ya da aday yoklamasına katılacaklarını 30 Martta ilan edecek.

Muhtarlık bölgesi askı listeleri, 31 Martta askıdan indirilecek, internet ortamında ilan edilen Yurt Dışı Seçmen Kütüğünün ilanı da aynı sonlandırılacak. Tutuklu ve taksirli suçlardan hükümlü askı listeleri de 31 Martta askıdan indirilecek.

Takvime göre, 1 Nisanda ön seçim yapacak siyasi partiler, aday adayları listelerini ve bunlarla ilgili oy pusulalarını çoğaltarak ön seçim ilçe seçim kurullarına teslim edecek.

İl seçim kurullarınca ön seçimle belirlenmiş milletvekili adaylarına ait listeler Yüksek Seçim Kuruluna 8 Nisanda gönderilecek. Muhtarlık bölgesi askı listelerindeki, Yurt Dışı Seçmen Kütüğündeki değişiklikler işlenerek, seçmen kütükleri 8 Nisanda kesinleştirilecek.

Tutuklu ve taksirli suçlardan hükümlü askı listelerinin, Cumhuriyet Başsavcılığından istenilen ikinci liste ile karşılaştırılarak değişikliklerin SEÇSİS'e işlenmesine de 8 Nisanda başlanacak.

-SÜREÇ-

Seçim takvimine göre, bundan sonraki süreç şöyle işleyecek:

''11 Nisan Pazartesi: Siyasi partilerin genel merkezlerinin, seçime katılacakları seçim çevrelerine ait aday listelerini Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığına alındı belgesi karşılığında CD ve kağıt ortamında en geç saat 17.00'ye kadar vermelerinin son günü.

Bağımsız milletvekili adaylığı için il seçim kurullarına başvurunun son günü. İl seçim kurullarınca bağımsız milletvekili adaylarının Yüksek Seçim Kuruluna bildirilmesinin son günü.

Yüksek Seçim Kurulunca, siyasi partilerin verdikleri aday listelerinin hemen incelenmesine başlanacak.

Tutuklu ve taksirli suçlardan hükümlü askı listelerinin, cumhuriyet başsavcılığından istenilen ikinci liste ile karşılaştırılarak değişikliklerin SEÇSİS'e işlenmesi işlemleri bitirilecek ve askıya çıkarılacak.

18 Nisan Pazartesi: Yüksek Seçim Kurulunca milletvekili geçici aday listelerinin incelenmesi işlemleri tamamlanacak ve bu listeler ilgili il seçim kurulu başkanlıkları ile radyo, televizyon ve Resmi Gazete'de yayımlanmak üzere ilgili mercilere gönderilecek.

24 Nisan Pazar: Milletvekili geçici aday listelerine karşı il seçim kurullarına yapılan itirazlar üzerine bu kurullarca verilen kararlara yapılan itirazların Yüksek Seçim Kurulunca karara bağlanmasının son günü.

Milletvekili geçici adaylığından istifa edenlerin Yüksek Seçim Kuruluna bildirilmesinin son günü.

Seçmen bilgi kağıtlarının dökümüne ve dağıtımına başlanacak.

26 Nisan Salı: Birleşik oy pusulasında yer alacak olan bağımsız aday sıralaması için tüm il seçim kurullarında aynı anda olmak üzere, saat 11.00'de kura çekilecek, davete rağmen kuraya katılmayan bağımsız aday yerine ise il seçim kurulunca kura çekimi yapılacak.

28 Nisan Perşembe: Yüksek Seçim Kurulunca milletvekili kesin aday listeleri seçim çevreleri itibariyle ilan edilmek üzere il seçim kurullarına, Resmi Gazete, radyo ve televizyonda yayınlanmak üzere ilgili mercilere gönderilecek.

29 Nisan Cuma: Siyasi partilerin seçim çevreleri itibariyle milletvekili kesin aday listeleri ile bağımsız adaylar radyo, televizyon, Resmi Gazete ve illerde ilan edilecek.

2 Mayıs Pazartesi: Yüksek Seçim Kurulunca tüm seçim çevreleri ile gümrük kapılarında kullanılacak birleşik oy pusulalarının basımına, basım tamamlandıkça bir plan dahilinde dağıtımına başlanacak.

Zaman

 

CUMHURBAŞKANI GÜL, 20 KANUNU ONAYLADI

cumhurbaşkanlığıCumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, aralarında 6115 sayılı ''Güneydoğu Avrupa (GDA) Kültür Bakanları Konseyi Şartnamesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun'', 6116 sayılı ''Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası Arasında Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasının Türkiye Cumhuriyetindeki İşbirliği ve Faaliyetleri Hakkında Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun'', 6117 sayılı ''Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Asya Kalkınma Bankası Arasında Asya Kalkınma Bankasının Bölgesel Ofisinin Kurulmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun''un da bulunduğu 20 kanunu onayladı.

Gül, kanunları yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderdi.

Habertürk 

 

SÖZLEŞMELİ PERSONELE NAKİL HAKKI GELİYOR

sozlesmeli-memurMemur-Sen Genel Sekreteri ve Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Kaçar, 2010 toplu görüşmelerinde mutabakata varılan sözleşmeli personele yeni alımlar öncesi nakil hakkı ile ilgili Devlet Personel Başkanlığı'nın hazırladığı taslağın Maliye Bakanlığı'na gönderildiğini belirtti.

Sağlık Sen Genel Başkanı Mahmut Kaçar yaptığı yazılı açıklamada, Maliye Bakanlığı Müsteşarı Naci Ağbal ile yaptığı görüşmede, sözleşmeli personele kamuya yeni alımlar öncesinde nakil hakkı verilmesi konusunun gündeme geldiğini belirterek, sözleşmeli personel çalıştırma esaslarında değişiklik getiren düzenlemenin, Maliye Bakanlığının onayının ardından Başbakanlığa sevk edileceğini söyledi. Maliye Bakanlığı'na sunulan söz konusu düzenleme ile, kamu kurumlarına alım yapılmadan önce, ilan edilen boş pozisyonlar için, önce sözleşmeli personelin talepleri karşılanacak.

Açıklamaya göre Kaçar, Maliye Müsteşarı ile görüşmesinde, Torba Yasa ile damga vergisi ödemekten kurtulan sözleşmeli personelin 2011 yılı hizmet sözleşmeleri nedeniyle kesilen damga vergilerinin iadesini de istedi. Hizmet sözleşmeleri nedeniyle 2011 yılında aile hekimleri yaklaşık bin 200, aile sağlığı çalışanı 400 lira, 4/B kapsamındaki sözleşmeli personel yaklaşık 160 lira, 4924 kapsamında çalışan sözleşmeliler 180 lira damga vergisi ödedi.

Zaman 

 

2011 TORBA YASA’DAKİ SİGORTA VE VERGİ AFFI KAPSAMI

torba-yasa2010 Kasım ayında hükümet tarafından önerilen vergi ve prim affı tasarısı Torba Tasarı kapsamında kabul edildi ve TBMM Genel Kurulu’nda “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” kabul edilerek yasalaştı. 

Torba Yasa’da ağırlıklı olarak kamunun vergi ve sigorta primi başta olmak üzere amme alacaklarının yeniden yapılandırılması, matrah artırımları, stok, ortak cari hesabı ve kasa affı konusunda düzenlemeler yapılmakla birlikte, gündelik yaşamı yakından ilgilendirecek birçok konuda da düzenlemeler yapıldı. Biz bugünkü yazımızda kanunun sigorta ve vergi primi tarafında ne gibi değişiklikler getireceğinden bahsedeğiz.

Sigorta primlerinin yeniden yapılandırılması

31 Aralık 2010 tarihine kadar ödenmemiş vergiler, SSK-Bağ-Kur prim borçları, idari para cezaları, elektrik ve su borçları ile trafik cezaları yeniden yapılandırma kapsamında olacak. Düzenlemeye, harç kredisi borcu olan üniversite mezunları da dahil edildi. Kamu alacakları, gecikme faizi yerine TEFE/ÜFE (enflasyon) aylık değişim oranları esas alınacak yeniden hesaplanacak. Borçlular, bunu ikişer aylık dönemler halinde 6 taksit ila 18 taksitle ödeyebilecek. Ödemeler kredi kartına taksitle de yapılabilecek. Borcun ödenmesi halinde, vergi cezalarından ve buna bağlı gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilecek. Uygulamadan yararlanmak isteyenlerin dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri gerekiyor. Borçluların, yasanın Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar ilgili idarelere başvurması gerekiyor.

Vergi alacaklarının yeniden yapılandırılması

31 Aralık 2010 tarihine kadar ödenmemiş vergiler ile bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları, idari para cezaları, gümrük vergileri yapılandırma kapsamında olacak. Alacaklar, TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak yeniden hesaplanacak. Yeniden hesaplanan borcun kanunda belirlenen şekilde ödenmesi halinde, vergi cezalarından ve buna bağlı gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilecek.

Mükellefler yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinde yer alan matrahlarını, yasanın Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar; 2006 yılı için yüzde 30, 2007 için yüzde 25, 2008 için yüzde 20 ve 2009 için yüzde 15 oranlarından az olmamak üzere artırdıkları takdirde, bu yıllar için yıllık gelir ve kurumlar vergisi incelemesine tabi tutulmayacak, bu yıllara ilişkin olarak daha sonra tarhiyat yapılmayacak.

Matrah artırımlarında kurumlar ve gelir vergisi mükellefleri için ayrı ayrı tespit edilen asgari matrah beyanına ise dikkat edilecek. KDV mükellefleri, beyannamelerinde hesaplanan KDV’nin yıllık toplamı üzerinden 2006 için yüzde 3, 2007 için yüzde 2.5, 2008 için yüzde 2 ve 2009 için yüzde 1.5 oranına göre belirlenecek KDV’yi, vergi artırımı olarak kanunun yayımını izleyen ikinci ayın sonuna kadar beyan etmeleri halinde KDV yönünden vergi incelemesi ve tarhiyata tabi tutulmayacak.

Mükelleflerin muhtasar beyannamelerinde yer alan ücret ödemelerine ilişkin gayrisafi tutarların yıllık toplamı üzerinden 2006 yılı için yüzde 5, 2007 için yüzde 4, 2008 için yüzde 3 ve 2009 için yüzde 2 oranında hesaplanacak gelir vergisini artırmayı kabul etmeleri halinde gelir (stopaj) vergisi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacak.

TÜKETİCİFİNANSMAN

KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA YERLEŞEN ADAYLARIN YOL HARİTASI

dpudÖncelikle, adayların kamu kurum ve kuruluşlarının kadro/pozisyonlarına yerleştikten sonra atamalarının yapılması ve göreve başlamaları hususunda muhatap olacakları tek mercii YERLEŞTİKLERİ  KURUMdur. Bu aşamada ne yerleştirme sonuçları ne  atama evraklarının teslimi ne de atamalarının yapılması hususunda adayların Devlet Personel Başkanlığı ya da ÖSYM Başkanlığı ile herhangi bir ilgileri bulunmamaktadır.

            Yerleştirme:

            Adaylar, ÖSYM tarafından (B) grubu kadrolara; KPSS puanları, tercihleri, kadro sayıları ve koşulları göz önünde tutulmak suretiyle yerleştirilir. Yerleştirme işlemlerinde, diğer koşullar saklı kalmak kaydıyla, yerleştirmenin yapıldığı tarihte aynı adaya ait  geçerlilik süresi bitmeyen sınavlardan alınan  en yüksek KPSS puanı dikkate alınır ve aynı puanı alan adaylar arasından   diploma tarihi itibariyle önce mezun olmuş olana, bunun aynı olması halinde yaşı büyük olana, her ikisinin de aynı olması durumunda ise  sınav sonucu yeni açıklanan adaya öncelik tanınır.

 

Yani adayların geçerli olan ilgili KPSS puan türü ile yaptıkları tercihler esas alınarak boş durumda olan aynı kadro/pozisyonu tercih eden adaylar arasından en yüksek puanlı adayÖSYM  Başkanlığınca ilgili kadro/pozisyona yerleştirilmektedir.

 

Adayların yerleştirilmiş olması mutlaka atanacakları anlamına gelmez.

 

            ÖSYM Başkanlığı yerleşen veya yerleşmeyen hiçbir adaya yerleştirme sonucuna ilişkin bir belge/kağıt yollamayacaktır. Adaylar www.osym.gov.tr üzerinden TC Kimlik numaraları ve aday şifreleri ile sisteme giriş yaparak yerleştirme sonuçlarını sanal ortam üzerinden öğreneceklerdir ve yerleştirme belgesi olarak buradan bir çıktı almaları yeterli olacaktır.

 

            Kurumların Atama İçin Gerekli Evrakları Bildirmesi:

 

            ÖSYM Başkanlığı yerleştirme sonuçlarını, aynı zamanda kadro/pozisyonlarına yerleştirme yapılan kurumlara da bildirir. Bunun üzerine kurumlar kendi kadro/pozisyonlarına yerleştirilen adayların atamalarını yapmak üzere atama için gerekli olan  evrakları adaylara bildirir. Bu bildirim yazılı tebligat usulü ile olur. Ancak bazı kurumlar yazılı tebligat usulü ile beraber resmi web sitelerinde konuya ilişkin duyuru yapmaktadır. Bu tebligatların hazırlanması ya da duyuruların yapılması hususunda herhangi bir süre sınırı bulunmamaktadır. Kurumlar hazırlıklarını ne zaman tamamlarlarsa o zaman bu işlemleri yapabilirler.

 

            Adaylardan istenecek atama evrakları konusunda mevzuat ile netleşmiş belirli kriterler yoktur. Atama için adaylardan hangi evrakların isteneceği kurumların takdirindedir ve kurumdan kuruma farklılık arz eder. Ama yine de bazı evraklar tüm atamalar için asgari olarak istenmektedir ( yerleştirme yapılan düzeydeki öğrenim diploması, nüfus cüzdanı fotokopisi, fotoğraf gibi. )

              Ayrıca tercih kılavuzunda  özel nitelik aranan kadro/pozisyonlar için bu şartların sağlandığını gösteren belgeler de ( ehliyet, dil belgesi, sertifika,bonservis gibi.) yine bu süreçte mutlaka teslim edilmelidir.

     

            Atama İçin Gerekli Evrakların Kuruma Verilmesi

           

            Adayların istenen atama evraklarını teslim edecekleri son tarih de yine ilgili kurumlar tarafından belirlenmekte ve adaylara bildirilmektedir. Süresi içinde evrak teslim etmeyerek ataması yapılmayan adaylar herhangi bir hak iddia edemezler.

 

            Adayların atama evraklarının verilmesi mutlaka atanacakları anlamına gelmez.

 

Kurumlar tarafından belirlenen atama evraklarının neler olduğu adaylar tarafından çok iyi anlaşılmalıdır. Kurumlar aynı konulardaki belgeleri farklı usul ya da formatlarla isteyebilmektedir.

 

            Bunlara birkaç örnek vermek gerekirse;

        

            Sağlık Durumu: Kimi kurumlar adayların sağlık durumuna ilişkin olarak Tam Teşekküllü Devlet Hastanesinden sağlık raporu alınması şartı koşarken kimi kurumlar ise adayın “ Görevimi sürdürmeme engel herhangi bir sağlık sorunum yoktur.” gibi bir yazılı kişisel beyanda bulunmalarını yeterli görmektedir.

 

            Adli Sicil Durumu (Temiz Kağıdı): Bazı kurumlar adayın adli sicil durumuna ilişkin olarak Adliye makamlarından alınan resmi bir belge isterken kimi kamu kurumları ise “Herhangi bir sabıka kaydım bulunmamaktadır.” gibi yazılı bir kişisel beyanda bulunmalarını kafi görmektedir.

 

            Fotokopi Halinde Sunulan Evraklar:  Bazı kurumlar nüfus cüzdanı, diploma gibi belgelerin fotokopisini yeterli görürken kimisi noter onaylı fotokopisini istemektedir.

 

            Burada dikkat edilmesi gereken husus, tercih kılavuzunda özel nitelik kodu gereğince Tercih döneminin son gününe (02 ŞUBAT) kadar sahip olunması gerekli belgeler atama evrakları ile beraber mutlaka ibraz edilmelidir.

 

            DİKKAT:

KPSS’de yüksek puan almak, kamu kurum ve kuruluşlarında görev almada tek başına bir hak teşkil etmez.

Yanlış, yanıltıcı veya yalan beyanda bulunanlar ile Başvuru Belgesi’nde ve Tercih Formu’nda kodlanmayan, yanlış kodlanan veya tutarsızlık bulunan bilgiler yüzünden yerleştirmesi yapılamayan veya daha alt tercihlerine yerleştirilen adaylar, bu durumdan dolayı bir hak iddia edemez.

             Kamu kurum ve kuruluşlarının atama için öngördükleri koşulları karşılayamayanadaylar, yerleştirmeden doğan tüm haklarını kaybederler.

            Aynı şekilde teslim edilen atama evraklarında sahtecilik yaparak ceza almış olanlar  atanmış olsalar dahi atamaları iptal edilir ve bir daha Devlet memuru, KİT sözleşmeli personel ya da 4/B sözleşmeli personel olarak kamuda istihdam edilmeleri mümkün olamaz

 

 

Feragat ve Atama Evraklarının Geri Çekilmesi

 

            Atama evraklarının teslim edildiği andan atamanın yapıldığı ana kadar geçen sürede adaylar isterlerse bir dilekçe ile başvurarak atanma haklarından vazgeçtiklerinin belirterek evraklarını geri çekebilirler. Bu adaylar henüz atanmadıkları için kamu görevlisi değildirler ve herhangi bir hukuki veya maddi sorumluluk veya yükümlülük doğurmaz. 6 ay boyunca memur olamama gibi bir engel oluşmaz.

 

            Atama

 

            Yerleştirilen ve ilgili evrakları teslim eden adayların Kamu Kurum ve Kuruluşları tarafından ilgili kadro/pozisyonlara atamasının yapılmasıdır. Atama yazısı adaylara yazılı tebligat ile bildirilir.

 

            Adaylar atama için gerekli evrakları verdikten sonra  kamu kurum ve kuruluşları, atamaya yetkili amirin onayı ile beş kişiden oluşan bir sınav değerlendirme komisyonu kurar. Bu komisyon, atanmak üzere bildirilen adayları, aranılan nitelikler yönünden inceleyerek,nitelikleri uyanların atamalarının yapılmasını teklif  eder.

 

            ÖSYM tarafından yerleştirilen adaylar, başka bir sınav veya mülakat yapılmaksızın, ilan edilmiş kadrolara kurumları tarafından oluşturulan komisyonun uygun görmesi üzerine  atanır.

 

             Ancak, atama için öngörülen koşullara uymayan veya gerekli belgeleri süresi içinde getiremeyen adayların atamaları yapılmaz ve herhangi bir hak iddia edemezler.

 

            Bazı kurumlarca atamanın geç olması herhangi bir hak kaybı sonucunu doğurmaz. Bazı kurumlarda kurum içi işleyiş veya güvenlik soruşturması nedeniyle atamalar gecikebilmektedir. Bu durumda olan adayların endişelenmeleri gereken herhangi bir şey yoktur. Adayların kurumlara atamanın hızlandırılması konusunda yaptıkları girişimlerin bu aşamada hiçbir manası yoktur.

 

Göreve Başlama

 

                Atama yazısının adayların eline geçmesi ile atama tebellüğ edilmiş sayılır ve göreve başlama hususunda Kanunda belirtilen süreler işlemeye başlar.

 

               İkametgahının bulunduğu  yerde bir göreve atananlar; atama yazısının ellerine ulaştığı günü izleyen iş günü görevlerine başlamaları gerekir. Aksi takdirde kişinin ataması iptal edilir. Bu kişiler müstafi (memuriyetten çekilmiş) sayılırlar ve 1 yıl boyunca Devlet memuru olamazlar. ( Fakat bu durumda olan adaylar daha sonra 4/B sözleşmeli personel ya da KİT sözleşmeli personel alımlarına başvurmalarında ve göreve başlamalarında hukuki bir engel bulunmamaktadır.)

Atama yazısının Cuma günü tebellüğ etmesi halinde takip eden ilk Pazartesi günü göreve başlanması gerekir.

 

Örnek 1- İl merkezinde ikamet eden Arzu,  aynı il merkezinin başka bir semtine veya mahallesine atanması durumunda tebellüğ tarihini izleyen işgünü göreve başlamak zorundadır.

 

Örnek 2  -  İl merkezinde ikamet eden Cengiz, aynı il merkezine bağlı bir köye atanması durumunda tebellüğ tarihini izleyen iş günü  göreve başlamak zorundadır.

 

Örnek 3 İlçe merkezinde ikamet eden Zehra, aynı ilçede bir göreve atanması durumunda tebellüğ tarihini izleyen iş günü  göreve başlamak zorundadır.

 

Örnek 4 İlçe merkezinde ikamet eden Emine, aynı ilçeye bağlı bir köye atanması durumunda tebellüğ tarihini izleyen iş günü  göreve başlamak zorundadır.

 

Örnek 5 Köyde ikamet eden Murat, kendi köyüne atanması durumunda tebellüğ tarihini izleyen iş günü  göreve başlamak zorundadır.

 

Örnek 6 Köyde ikamet eden Ali, ikamet ettiği köyün bağlı olduğu ilçeye  bağlı (komşu) başka bir köye atanması durumunda tebellüğ tarihini izleyen iş günü  göreve başlamak zorundadır.

 

Örnek 7 Köyde ikamet eden Suna, ikamet ettiği köyün bağlı olduğu il ya da ilçe merkezine atanması durumunda tebellüğ tarihini izleyen iş günü  göreve başlamak zorundadır.

 

            İkametgahının bulunduğu yerin dışında farklı bir göreve atananlar; atama yazılarının ellerine ulaştığı günden itibaren 15 gün içinde görev yerine hareket ederek belli bir yol süresini izleyen iş günü göreve başlamaları gerekir. Bu süre içinde göreve başlamayanların atamaları iptal edilir. Bu kişiler müstafi (memuriyetten çekilmiş) sayılırlar ve 1 yıl boyunca Devlet memuru olamazlar. ( Fakat bu durumda olan adaylar daha sonra 4/B sözleşmeli personel ya da KİT sözleşmeli personel alımlarına başvurmalarında ve göreve başlamalarında bir hukuki engel bulunmamaktadır.)

 

Örnek 1– İl merkezinde ikamet eden Ahmet, ikamet ettiği ile bağlı bir ilçeye (il merkez ilçeleri hariç) atanması durumunda tebellüğü izleyen tarihten itibaren 15 gün içinde görev yerine hareket ederek belli bir yol süresini izleyen iş günü göreve başlamak zorundadır.

 

Örnek 2– İl merkezinde ikamet eden Saadet, ikamet ettiği ile bağlı (il merkez ilçeleri hariç) ilçelerden birinin köyüne atanması durumunda tebellüğü izleyen tarihten itibaren 15 gün içinde görev yerine hareket ederek belli bir yol süresini izleyen iş günü göreve başlamak zorundadır.

 

Örnek 3– İl merkezinde ikamet eden Nesrin, başka bir il merkezine atanması durumunda tebellüğü izleyen tarihten itibaren 15 gün içinde görev yerine hareket ederek belli bir yol süresini izleyen iş günü göreve başlamak zorundadır.

 

Örnek 4– İl merkezinde ikamet eden Aytuğ, başka bir ile bağlı bir ilçeye atanması durumunda tebellüğü izleyen tarihten itibaren 15 gün içinde görev yerine hareket ederek belli bir yol süresini izleyen iş günü göreve başlamak zorundadır.

 

Örnek 5– İl merkezinde ikamet eden Mustafa, başka bir ile bağlı merkez köye atanması durumunda tebellüğü izleyen tarihten itibaren 15 gün içinde görev yerine hareket ederek belli bir yol süresini izleyen iş günü göreve başlamak zorundadır.

 

Örnek 6– İl merkezinde ikamet eden Sıla, başka bir ile bağlı bir ilçenin köyüne atanması durumunda tebellüğü izleyen tarihten itibaren 15 gün içinde görev yerine hareket ederek belli bir yol süresini izleyen iş günü göreve başlamak zorundadır.

 

Örnek 7– İlçe merkezinde ikamet eden Bekir, ikamet ettiği ilçenin bağlı olduğu il haricinde bir il merkezine atanması durumunda tebellüğü izleyen tarihten itibaren 15 gün içinde görev yerine hareket ederek belli bir yol süresini izleyen iş günü göreve başlamak zorundadır.

 

Örnek 8– İlçe merkezinde ikamet eden Kemal, ikamet ettiği ilçenin bağlı olduğu ilden başka bir ilin ilçesine ya da köyüne atanması durumunda tebellüğü izleyen tarihten itibaren 15 gün içinde görev yerine hareket ederek belli bir yol süresini izleyen iş günü göreve başlamak zorundadır.

 

Örnek 9– İlçe merkezinde ikamet eden Samet, aynı ilin başka bir (komşu) ilçesine atanması durumunda tebellüğü izleyen tarihten itibaren 15 gün içinde görev yerine hareket ederek belli bir yol süresini izleyen iş günü göreve başlamak zorundadır.

 

Örnek 10– İlçe merkezinde ikamet eden Tuğçe, aynı ile bağlı bir merkez köyüne ya da aynı ilin başka bir ilçesinin bir köyüne atanması durumunda tebellüğü izleyen tarihten itibaren 15 gün içinde görev yerine hareket ederek belli bir yol süresini izleyen iş günü göreve başlamak zorundadır.

Örnek 11– Köyde ikamet eden Feriha, aynı ilin başka bir ilçesinin köyüne ya da başka bir ilde bulunan herhangi bir köye atanması durumunda tebellüğü izleyen tarihten itibaren 15 gün içinde görev yerine hareket ederek belli bir yol süresini izleyen iş günü göreve başlamak zorundadır.

 

Belge ile İspat Edilebilen Zorunlu Sebepler Yüzünden Göreve Başlayamayanlar

 

           Göreve başlamaya engel ve belge ile ispat edilebilen zorunlu bir sebebin olması durumunda göreve başlama süresi, yukarıda belirtilen sürelere en fazla 2 ay daha eklenerek ertelenebilir.

            Bu 2 aylık sürenin aşılması halinde ise atamaya yetkili makamlarca atama iptal edilir. Bu kişiler müstafi (memuriyetten çekilmiş) sayılırlar ve 1 yıl boyunca Devlet memuru olamazlar. ( Fakat bu durumda olan adaylar daha sonra 4/B sözleşmeli personel ya da KİT sözleşmeli personel alımlarına başvurmalarında ve göreve başlamalarında hukuki bir engel bulunmamaktadır.)

 

Örneğin,başka ile ataması yapılan Eda,  15 günlük göreve başlama süresi içinde yukarıda belirtilen durum nedeniyle görevine başlayamaması ve bu durumu belge ile ispat edebilmesi halinde 2 aya kadar daha süre verilir. Ve bu sürenin sonunda da göreve başlamaması halinde ataması iptal edilir ve çekilmiş sayılır.

 

 

Yerleşen adayları samimiyetle tebrik ediyor ve hayırlı olsun dileklerimizi sunuyoruz.

 

NOT:657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak Devlet Memurları kadrolarında memurluğa başlayanlar aday memur statüsündedirler. Adaylık statüsü ve aday memurun hakları ve sorumlulukları ile ilgili yazımız için sitemizi takip ediniz.

 

NOT:  KİT’lere sözleşmeli personel olarak başlayanlar  6 aylık deneme süresine tabi tutulur. Deneme süresi ve bu süreçteki haklar ve sorumluluklar ile ilgili yazımız için sitemizi takip ediniz.

S. Mehmet Yavuz Devlet Personel Uzmanı

Oktay Kuşer Devlet Personel Uzman Yardımcısı

www.dpud.org

TORBA TASARININ 4. BÖLÜMÜNDE YER ALAN 18 MADDE KABUL EDİLDİ

torba-tasariTBMM Genel Kurulunda, ağırlıklı olarak kamunun vergi ile sosyal güvenlik prim alacaklarını yeniden yapılandıran ve çalışma hayatına ilişkin düzenlemeler içeren ''Torba Tasarı''nın 4. bölümünde yer alan 18 madde kabul edildi.

Kabul edilen maddelere göre, kısa çalışma ödeneğinin uygulama alanı genişletilerek ödenek miktarı yeniden düzenleniyor. Buna göre, genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz nedeniyle haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak azaltılması, işyerinin faaliyetinin kısmen veya geçici olarak durdurulması hallerinde işyerinde 3 ayı aşmamak üzere kısa çalışma yapılabilecek.

Kısa çalışma ödeneği İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanacak. Ödenek, günlük brüt ücretin yüzde 60'ı oranında olacak. Miktar, asgari ücretin brüt tutarının yüzde 150'sini geçemeyecek. Bakanlar Kurulu, kısa çalışma ödeneğinin süresini 6 aya kadar uzatmaya yetkili olacak.

İŞVERENE SİGORTA PRİM DESTEĞİ

Tasarı ile 31 Aralık 2015 tarihine kadar ilk defa işe alınacak her bir sigortalı için özel sektör işverenine sigorta primi desteği getiriliyor. Buna göre, 31 Aralık 2015 tarihine kadar işe alınan sigortalının sigorta primlerinin işverene ait tutarı işe alındıktan sonra belirli sürelerle İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanacak. 18 yaşından büyük ve 29 yaşından küçük erkeklerin 24 ay süreyle meslek belgesi sahiplerinin belgelerinin niteliğine göre 48 veya 36 ay süreyle 29 yaşından büyük erkekler ise meslek belgelerine göre 24 ay süreyle çalışacak. Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra mesleki yeterlilik belgesi alanlar, mesleki ve teknik eğitimini tamamlayanlar veya işgücü yetiştirme kurslarını bitirenlerin 12 ay süreyle Türkiye İş Kurumuna kayıtlı işsizler arasından işe alınmaları halinde de ilave 6 ay süreyle işverene ait primleri karşılanacak. Sigortalı bu destekten bir kez yararlanabilecek. İşverene ait primlerin fondan karşılanması için işverenin SGK'ya prim, para ve gecikme cezası borcu bulunmaması gerekecek.

Sigorta prim desteği süresi, Bakanlar Kurulu'nca 5 yıla kadar uzatılabilecek.

Kayıtdışı çalıştırma ve kaçak yabancı çalıştırma konusundaki denetimler sıkılaştırılacak. Yabancıların çalışmalarında işverenin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği müfettişlerce denetlenecek.

EVDEN VE UZAKTAN ÇALIŞMA

Son yıllarda fiilen uygulanan ''evden çalışma'', ''uzaktan çalışma'' ve ''çağrı üzerine çalışma'' gibi esnek çalışma modelleri yasal dayanağa kavuşturuluyor. Bu çalışma modellerinin usul ve esasları belirleniyor.

İLK DEFA İŞE ALINACAKLAR

İşe alınacakların deneme süresi 2 ay, ilk defa işe alınacakların deneme süresi ise 4 ay olacak. 2 aylık süre, toplu iş sözleşmesiyle 4 aya kadar uzatılabilecek.

DOĞUM İZİNLERİ

Erken doğum yapan kadın işçi doğumdan önce kullanamadığı izni doğum sonrasında kullanabilecek. 8 hafta olan iznin kullanılmayan süresi yine 8 hafta olan doğum sonrası izne eklenecek.

Turizm sektöründe 2 ay olan denkleştirme süresi toplu iş sözleşmesi ile 4 aya kadar çıkarılabilecek.

İş sözleşmesi fiilen sona eren işçinin bireysel alacaklarına ilişkin şikayetleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bölge müdürlüklerince incelenecek.

İşyerlerine vergi levhası asma zorunluluğu kaldırılacak. Bu konuya ilişkin maddenin görüşmeleri CHP'nin talebi üzerine kapalı oturumda gerçekleştirildi.

Elektrik motorlu taşıt araçlarına diğerlerinden farklı şekilde ÖTV uygulanmasına imkan sağlanıyor.

KONUŞMALAR

Değişiklik önergeleri üzerinde konuşan CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, aylardır ''İngiliz viski şirketlerinin borcu var mı'' diye sorduğunu ifade etti.

2003 yılı gümrük müfettişleri raporuyla ortaya çıkan konunun yargıya gittiğini ve kararın kesinleştiğini belirten İnce, ''Bir kısmıyla ilgili düzeltmeye gidilmiş, doğru. 7 yıldır niye tahsil etmiyorsunuz? Ayrıca karar düzeltme icrayı durdurmaz'' dedi. İnce, şunları söyledi:

''Şimdi dışarıya çıkıyorsunuz koşa koşa içeriye geliyorsunuz oy kullanıyorsunuz. Kime oy kullanıyorsunuz biliyor musunuz? İngiliz viski şirketlerine oy kullanıyorsunuz. Vicdanınız hiç sızlamayacak mı? Bu tasarının içinde çek mağdurları yok, kredi kartı mağdurları yok, çiftçinin Ziraat Bankasına olan borcu yok, esnafın Halk Bankasına olan borcu yok. Seçimler yaklaştı, liste kaygısı olabilir. 'Göz göre göre burada İngiliz viski şirketlerine kıyak yapılıyor ama ben buna da 'evet' demezsem beni bir daha listeye koymazlar' diye düşünüyor olabilirsiniz. Koymazlarsa koymasınlar. Dik durmak önemlidir.''

AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, ''Bir İngiliz viski şirketine kıyak geçildiğinin'' söylediğini anımsatarak, CHP'li milletvekillerinin Plan ve Bütçe Komisyonunda bu düzenlemeye muhalefet şerhi koymadığını söyledi. ''Bu yapılan doğrudur ve ayırma imkanı yoktur'' diyen Canikli, şöyle devam etti:

''500 milyon dolarsa eğer söylendiği gibi, karar kesinleştiği için vergi aslının tamamını alıyoruz. Bir kıyak kesinlikle söz konusu değil. 'Bir basın grubu da faydalanıyor' denildi. Faydalanacak elbette, onu da ayırma imkanımız yok ve karar kesinleşmediği için ana paranın yüzde 50'sini sileceğiz bu kanun çıkarsa. Elbette o mükellefin de hakkı, ayrım yapamayız. Bunun gibi yüzlerce mükellef örneği var. Kimseye ayrıcalık yapma şansımız yok.''

İnternethaber 

TORBA TASARI'DA 8 MADDE KABUL EDİLDİ

torba-tasariTBMM Genel Kurulunda ''Torba Tasarı''nın 2.
bölümünde yer alan 8 madde kabul edildi.

Kabul edilen maddelere göre, erken doğum yapan kadın işçi, kullanamadığı doğum öncesi izni doğum sonrasında kullanabilecek. Genel sağlık sigortalıların kapsamı genişletiliyor. Buna göre, çıraklar, stajyer öğrenciler, üniversitelerde kısmi zamanlı çalıştırılan öğrenciler, yabancı uyruklu öğrenciler, stajyer avukatlar, İŞKUR'un açtığı meslek edinme
kurslarına katılanlar, kendileri üzerinden genel sağlık sigortası kapsamında olacak; bu kursa katılanların bakmakla yükümlü oldukları da bu kapsamda yer alacak.   Stajyer avukatların sigorta primlerini, Türkiye Barolar Birliği ödeyecek.
Yabancı öğrenciler ise öğrenim gördükleri süre boyunca ayda 91 lira katkı payı ödeyerek, genel sağlık sigortasından yararlanacak. Vakıfların getirdiği öğrencilerin sağlık sigortası masrafları ise üniversitelere Maliye Bakanlığınca aktarılan kaynaktan karşılanacak.   TBMM Genel Kurulunun dün saat 14.00'de başlayan ve bugün saat 03.20'de sona eren çalışmaları boyunca muhalefet partileri maddeler üzerinde verdikleri önergelerle görüşlerini dile getirdiler.   Sabaha karşı yapılan görüşmeler sırasında önergesi ile ilgili söz alan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, 'şeker ölçüm çubukları' konusunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'in doğru bilgi vermediğini ifade etti. Konuyla ilgili olarak Danıştay'da dava açanın bir tedarikçi değil,
öğretmen olduğunu belirten Hamzaçebi, 8 milyon şeker hastasına eziyet edildiğini söyledi.   Bakan Dinçer ise Hamzaçebi'nin doğru söylediğini, hafızasında yanlış kaldığı için yanlış bilgi verdiğini belirterek, özür diledi. Bunun olayın mahiyetini değiştirmediğini belirten Dinçer, kamu
kaynaklarının hesabını yapmak durumunda olduklarını söyledi. Dinçer, ''Ayrıca, bugün mahkeme kararı sebebiyle bu fiyatlar üzerinde durdurma kararı alınmasından sonra ortaya çıkan uygulamayı eleştiri konusu yapan muhalefet partilerinin yönettiği kurumlar yöntem olarak kullanmışlardır. Biz istisnai olarak kullanıyoruz. Kısa zamanda da vatandaşların mağduriyetini gidereceğiz'' dedi. Sataşma gerekçesiyle söz alan Hamzaçebi, Adalet ve Kalkınma Partisinin 9 yıldır iktidar olduğunu ifade ederek, ''Hala sosyal güvenlik kurumunda herhangi bir sorun yaşandığında geri dönüp Sayın Kılıçdaroğlu'nun SSK Genel Müdürlüğünü itham eden bir yaklaşımı ortaya koymaktan çekinmemektedir. Ayıp oluyor. 9 yıldır sorunları çözememişsiniz. Yetki elinizde Sayın Kılıçdaroğlu'nun o döneme ilişkin kötü yönetimi varsa soruşturma açarsınız'' diye konuştu.   Muhalefet partileri zaman zaman da karar ve toplantı yeter sayısı aranmasını istediler. İstemlerinin çoğunda da ya toplantı ya da karar yeter sayısı bulunamadı.   İkinci bölümde yer alan 6. maddenin oylanmasının ardından Başkanvekili Meral Akşener, oturuma ara verdi. Aradan sonra komisyonun yerini almaması üzerine Akşener, bugün saat 14.00'te toplanmak üzere birleşimi kapattı.

Türkiye  

 

KADROLU MEMURLUK İLE KİT SÖZLEŞMELİ PERSONEL ARASINDA NE FARK VAR?

dpud_ozel_dosyaS. Mehmet YAVUZ - ÖSYM merkezi yerleştirmeleri için hazırlanan tercih kılavuzlarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi “memur” kadroları ile 399 sayılı KHK’ya tabi “sözleşmeli pozisyon”lar mevcuttur.

Sözleşmeli personel Kamu İktisadi Teşebbüslerinde (KİT) görev alırlar. Bunları ayırt etmek oldukça basittir. Memur kadrolarında derece ve sınıf kısımları mevcut iken, sözleşmeli pozisyonlarda derece ve sınıf kısmında “0” (sıfır) yazar.

Adaylar sözleşmeli kelimesini dikkate alarak bu pozisyonları yazmakta tereddüt yaşamaktadırlar. Oysa her ikisi de farklı statü olarak görülse de, bu kılavuzda yer alan Kit’lerdeki sözleşmeli pozisyonlarda memuriyet gibi güvencelidir. Hatta mali ve özlük hakları daha iyi olduğundan puanı yüksek olan adayların öncelikli olarak buraları yazmaları tavsiye edilir.

KİT sözleşmeli personelini tercih edecek adayların dikkat edecekleri en önemli husus bazı KİT’lerde vardiya sisteminin olabileceğidir. TCDD, Elektrik Üretim A.Ş., Türkiye Kömür İşletmeleri gibi kurumlarda vardiya uygulanabilmektedir.

Aşağıda bazı farklılıklar fazla ayrıntıya inilmeden incelenmiştir:

Mevzuat: Memurlar 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi iken, sözleşmeliler 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye tabidirler.  399 sayılı KHK’da hüküm bulunmayan hallerde bu personel hakkında da 657 sayılı kanun hükümleri uygulanır.

İlk atama: Hem memurluk hem de KİT’ler de sözleşmeli olmak için KPSS’ye katılmak ve ÖSYM merkezi yerleştirme kılavuzlarından tercih yapmak gerekir.

Maaş: KİT’lerde görev yapan personelin maaşı, memurlara nispeten daha yüksektir. Asgari olarak vermek gerekirse, memuriyet kadrolarında görev yapan alacak bekar bir “Memur-1380”, “tekniker 1600” , mühendis 2200 tl” maaş alırken; bu rakamlar KİT’ler için   “memur-1900“,“tekniker-2300“ , “mühendis-2600 tl“ olarak değişmektedir.

Görevde yükselme/Unvan değişikliği: Her iki statünün de kendi kurumsal görevde yükselme yönetmeliklerinde belirlenen şartlar uyarınca şef, şube müdürü gibi unvanlara görevde yükselme eğitimi ve sınavlarına katılmak suretiyle ve farklı hizmet sınıflarında olup mühendis, hemşire gibi kendi unvanlarına geçmek isteyenler için ise unvan değişikliği sınavlarına katılarak atanmaları mümkün bulunmaktadır.

Nakil: Devlet memurları 657 sayılı kanuna tabi memur çalıştıran diğer kurumlara geçiş ile kendi kurumlarının farklı illeri arasında nakil isteme haklarına sahiptir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, nakil işlemlerinde aynı kurumun farklı bir iline gidilmek istenildiğinde sadece ilgili kurumun onayı yeterli olduğu halde, farklı kurumlar arasında geçişte öncelikle adaylık süresinin doldurulmuş olması (1 ila 2 yıl), geçilecek kurumun sizi kabul etmesi ve ayrılacağınız kurumun muvafakatinin gerekeceğinin akılda tutulmasıdır. Özellikle eşi zorunlu yer değiştirmeye tabi olan (polis memuru, asker vb.) adaylar bu duruma çok dikkat etmelidir.

Sözleşmeli personel ise, sadece kendi kurumunun teşkilatının olduğu yerlere kurumunun onayıyla naklen geçebilir, başka bir kuruma geçemez. Örnek vermek gerekirse, TCDD de görev alan bir personel MKE’ye naklen geçemez. Yine sözleşmeli personel 657 sayılı memur kadrolarına nakil isteyemez.

Sosyal imkânlar: Her iki statüde de lojman, kreş, sosyal tesisler, kamplar mevcut olmasına rağmen, KİT’lerde nispeten bu imkânlar daha fazladır.

İzin: Neredeyse her ikisinde de aynıdır.

Göreve son verme: Her iki statüde de ancak kendi mevzuatında yazan hallerde göreve son verilebilir. Hiçbir personelin işine keyfi olarak son verilemez. Bunlar;

 

*Memurlar için; memuriyet

 

-Memurluktan çıkarılma cezası alması,

-memurluğa alınma şartlarını taşımadığının anlaşılması yada şartları taşımadığının sonradan ortaya çıkması,

-memurluktan çekilme,

-istek, yaş haddi, malulluk, sicil gibi sebeplerle emekliye ayrılması,

-ölümü halinde sona erer.

 

*Sözleşmeli personel için ise,

 

- İzinsiz veya kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın kesintisiz 5 gün veya bir sözleşme dönemi içinde kesintili 10 gün göreve gelmemek,

- İşe alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının anlaşılması veya bu şartlardan birinin sonradan kaybedilmesi,

- Görev veya görev yerinin değişmesi halinde belirlenen süre içinde mücbir bir sebep olmaksızın yeni görevine başlamamak,

- Bu Kanun Hükmünde Kararname ile sözleşme hükümlerine aykırı davranışlarda bulunmak,

- Sicil ve başarı değerlendirmeleri birbirini izleyen iki sözleşme döneminde (D) düzeyinde olmak,

- İstek, yaş haddi, malüllük veya sicil sebeplerinden biri ile emekliye ayrılma hallerinde sözleşme sona erer.

İstifa sonrası dönüş ve bekleme süreleri: Devlet memurları istifa etmeleri halinde KPSS’ye girerek yahut sınavsız memuriyete geri dönmek istedikleri takdirde istifa ediş şekline göre 6 ay ile 1 yıl bekleme sürelerine tabi olurlar. Bu süreler geçmeden tekrar Devlet memuru olunamaz.

Ancak, Devlet memurları istifa etmeleri halinde KİT sözleşmeli pozisyonları ile 4/b sözleşmeli pozisyonlara atanmak istedikleri takdirde söz konusu bekleme sürelerine tabi olmazlar. Yani Devlet memuru istifası halinde ertesi gün sözleşmeli pozisyonlara atanabilir.

399 sayılı KHK’ya tabi KİT sözleşmeli pozisyonlarda görev yapanlar, istifa etmeleri halinde ise herhangi bir bekleme süresine tabi değillerdir. Bu adaylar istifa ederek bekleme süreleri olmaksızın ister 657 ye tabi Devlet memurluklarına, ister 399’a tabi sözleşmeli pozisyonlara ya da 4/b sözleşmeli pozisyonlara atanabilirler.

2 kez yerleşememe kuralı:  ÖSYM’ce gerçekleştirilen merkezi yerleştirmelere katılarak 657’ye tabi memur veya 399’a tabi sözleşmeli personel pozisyonlarına yerleşen adaylar bu puanları ile bir daha ÖSYM merkezi yerleştirmelerinden faydalanamaz. Bu adaylar tekrar merkezi yerleştirme işlemlerine başvurabilmek için yeni bir KPSS’ye katılmaları gerekir.

Ancak, bu şekilde yerleşen adaylar bu puanlarını;

- Kurumsal alım yapan Adalet Bakanlığı alımları, askeri kurumların alımları, Belediye itfaiye eri vb. alımları ile

- 4/b sözleşmeli personel alımlarında kullanabilmeleri mümkün bulunmaktadır.

www.dpud.org

 

 

MEMUR ADAYLARININ BAŞVURULARI 24 OCAK 2011 PAZARTESİ GÜNÜ BAŞLIYOR

memur-adaylariDevlet Personel Başkanlığı, bu yılın ilk memur atamasıyla ilgili süreci 24 Ocak 2011 Pazartesi günü başlatırken, 2011'in Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) ve yerleştirme takvimini de belirledi.

Kamu kurum ve kuruluşlarınca tespitleri 2010 yılında yapılan ve öğretmenler ile 
kariyer meslek memurları dışındaki kadro ve pozisyonlara alınacak 6.560 memur için başvurular pazartesi başlıyor. 

Kamu kurum ve kuruluşlarınca daha önce Devlet Personel Başkanlığına gönderilen toplam 6.560 kadro ve pozisyona yerleştirilmek isteyen memur adayları, pazartesinden itibaren 2 Şubat Çarşamba akşamına kadar ÖSYM Başkanlığının “www.osym.gov.tr” adresi üzerinde tercihte bulunacak.
 

Geçen yılın son döneminde yapılan KPSS'ye göre ilk defa kamu kurum ve kuruluşlarına alınacak personelin 1.557'si bakanlıklarda, 1.693'ü bakanlıklara bağlı müsteşarlık ve genel müdürlüklerde, 431'i başkanlıklarda, 853'ü üniversitelerde, 932'si de mahalli idareler, il özel idareleri, il afet ve acil durum müdürlükleri ve birlik müdürlüklerinde görev yapacak.

Bu yerleştirmede Sağlık Bakanlığı 541, İçişleri Bakanlığı 380, Ulaştırma Bakanlığı 236, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı 140, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı 86, Adalet Bakanlığı 83, Dışişleri Bakanlığı 75, Çevre ve Orman Bakanlığı 11, Kültür ve Turizm Bakanlığı da 5 yeni memur alacak.

Müsteşarlık ve Genel Müdürlüklerde ise en fazla memur alımını 337 memur ile Gümrük Müsteşarlığı gerçekleştirecek. Bunu 277 memurla Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, 213 memurla SHÇEK, 202 memurla Karayolları, 198 memurla da Devlet Su İşleri (DSİ) izleyecek.
Sosyal Güvenlik Kurumunun 164 yeni memur alımında bulunacağı bu yerleştirmede, mahalli idarelerde istihdam edilecek 932 yeni memurun 525'i il afet ve acil durum müdürlüklerinde, 58'i de sivil savunma arama ve kurtarma birlik müdürlüklerinde çalışacak.

Bu dönemde KİT'lere de 1.094 yeni memur alınacak. Bu memurların 236'sı Türkiye Elektrik İletim A.Ş, 195'i Toprak Mahsulleri Ofisi, 170'i Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü, 144'ü de Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü bünyesinde işe başlayacak.
Yeni memurların 529'u lise, 1.698'i 2 yıllık yüksekokul, 4.333'ü ise 4 yıllık yüksekokul mezunları arasından seçilecek.

95 DEĞİŞİK KADROYA ATAMA YAPILACAK

Yeni memurlar, 95 kadro ve pozisyona atanacak. Yeni memurların 1.273'ü mühendis, 865'i veri hazırlama işletmeni, 428'i hemşire, 331'i bilgisayar işletmeni, 240'ı tekniker, 187'si muhafaza memuru, 169'u psikolog, 161'i enformasyon memuru, 101'i zabıt katibi, 96'sı da şoför olacak.

Sekreterden tahsildara, tren teşkil memurundan yol bekçisine kadar değişik meslek gruplarında yer alacak yeni memurların kadro ve pozisyonları ile buralara yapılacak atama sayıları şöyle:

“Ambar memuru (101), arama ve kurtarma teknisyeni (98), arşiv memuru (3), aşçı (1), avukat (88), ayniyat memuru (2), bekçi (4), bilet kontrol memuru (10), bilgisayar işletmeni (331), bilgisayar mühendisi (3), biolog (5), çevre mühendisi (3), çocuk eğitimcisi (1), çocuk gelişimcisi (20), çözümleyici (18), dağıtıcı (6), dava takip memuru (18), diyetisyen (29), ebe (60), elektrik mühendisi (2), elektrik-elektronik mühendisi (1), endüstri mühendisi (11), enformasyon memuru (161), fen memuru (1), fizikçi (10), fizyoterapist (98), harita mühendisi (24), hemşire (428), hizmetli (40), hukuk müşaviri (7), icra memuru (35), inşaat mühendisi (57), inşaat teknikeri (2), istatistikçi (7), istidlalci (6), jeofizik mühendisi (18), jeoloji mühendisi (18), kaloriferci (15), kimya mühendisi (2), kimyager (19), kontrol memuru (1), koruma ve güvenlik görevlisi (41), kütüphaneci (13), laborant (3), makina mühendisi (4), manevracı (1), matematikçi (2), memur (893), meteoroloji mühendisi (5), mimar (119), muayene memuru (42), muhafaza memuru (187), muhasebeci (21), mühendis (1.123), mütercim (15), odyolog (5), orman muhafaza memuru (2), öğretmen (12), pedagog (15), peyzaj mimarı (1), programcı (25), psikolog (169), rasatcı (1), restoratör (1), sağlık fizikçisi (12), sağlık memuru (23), sağlık teknikeri (45), sağlık teknisyeni (17), sanat tarihçisi (1), santral memuru (34), satınalma memuru (20), satış memuru (8), sayaç memuru (1), sekreter (33), sosyal çalışmacı (180), sosyolog (11), şehir plancısı (31), şoför (96), tahsildar (8), tapu arşiv memuru (40), teknik ressam (2), tekniker (240), teknisyen (159), teknisyen yardımcısı (7), tercüman (1), topoğraf (1), tren teşkil memuru (6), uzman yardımcısı (12), veri hazırlama kontrol işletmeni (865), veteriner hekim (22), veznedar (13), yol bekçisi (2), yurt yönetim memuru (103), zabıt katibi (101), ziraat mühendisi 
(2).”
ÖSYM'nin yerleştirme sonuçları, daha sonra açıklanacak ve yeni memurlar, güvenlik soruşturması ve diğer prosedürlerin ardından göreve başlayacak.

2011'İN KPSS VE YERLEŞTİRME TAKVİMİ

Bu arada Devlet Personel Başkanlığı, bu yılın KPSS ve yerleştirme takvimini de belirledi.

Buna göre KPSS A Grubu ve Öğretmenlik için 9-25 Mayıs tarihleri arasında başvuruda bulunulacak. Bu grubun KPSS sınavı da 9-10 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek.

Başkanlığın ilan ettiği yerleştirme takvimine göre de, Devlet Personel Başkanlığı, 1. yerleştirmede, kamu kurum ve kuruluşlarının memur taleplerini 1 Mart-8 Nisan tarihleri arasında alacak. Bu kadro ve pozisyonlara ilişkin listeler 9 Mayıs'ta da ÖSYM'ye gönderilecek. Memur adayları, 30 Mayıs-8 Haziran tarihlerinde ÖSYM'ye tercihte bulunacak.

2. yerleştirmede ise kamu kurum ve kuruluşlarının talepleri 5-30 Eylül tarihleri arasında toplanacak. Devlet Personel Başkanlığı, yeni memur kadrolarını 24 Ekim'de ÖSYM'ye iletecek. ÖSYM de 21-30 Kasım tarihleri arasında, 2. yerleştirme taleplerini alacak.

Hürriyet

 

 

'POLİS DEVLETİ'NE YARGI FRENİ

adalet - teraziPolisin kampüste 1 yıl boyunca arama yapabilmesine olanak tanıyan karar iptal edildi. İstanbul 12. Asliye Ceza Mahkemesi, İstanbul Üniversitesinin (İÜ) Fatih'teki fakülte, yüksekokul ve diğer idari binalarının yakın çevresinde bir yıl süreyle arama izni verilmesine ilişkin kararın iptaline hükmetti. 

İstanbul 12. Asliye Ceza Mahkemesi, İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 30 Kasım 2010'da aldığı, 1 Aralık 2010 ile 30 Kasım 2011 tarihleri arasında İÜ'nün Fatih'teki fakülte, yüksekokul ve diğer idari binalarının yakın çevresinde kişilerin üstünde, üzerinde bulunan özel kağıtlarda, diğer eşya ile aracında önleme araması yapılmasına ilişkin karara yönelik itirazı inceledi. 

Mahkeme, itirazı kabul ederek, önleme araması kararının iptaline hükmetti. 


İstanbul Üniversitesinin (İÜ) Fatih'teki fakülte, yüksekokul ve diğer idari binalarının yakın çevresinde bir yıl süreyle arama izni verilmesinin iptaline ilişkin kararda, ''Somut bir suçun şüphelisi olmayan kişiler hakkında bir yıl süreli genel arama kararının özel hayatın gizliliğini ve masumiyet karinesini ihlal edeceği unutulmamalıdır'' denildi. 

İstanbul 12. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında, İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesinin önleme aramasına ilişkin kararına İÜ öğrencileri Eren Can, Ali Erkan Tembel, Alp Taylan ve Canan Vardal tarafından yasal süresinde itiraz edildiği kaydedildi. 

Kararda, itirazı değerlendiren İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, kararın usul ve yasaya uygun olduğu, itirazın mülki amirce yapılabileceği gerekçesiyle reddettiği ve bu nedenle dosyanın İstanbul 12. Asliye Ceza Mahkemesine gönderildiği anlatıldı. 

Söz konusu kararda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının konuya ilişkin görüşünde, önleme araması yapılacak yerin coğrafi genişliği ve yakın çevre tanımlamasının somut olmaması, kararın uygulama süresi, makul şüphe ve ölçülülük ilkelerine uygun olmadığının bildirildiğine yer verildi. 

Savcılık görüşünde kararın Anayasa'nın 13. maddesinde yer alan temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması ilkesine, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin 12. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 8. maddesindeki esaslara, Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'ndeki genel esaslara aykırı olduğu belirtilerek, kaldırılmasının istendiği kaydedildi. 

Önleme kararına karşı mülki amir tarafından kanun yollarına başvurulabileceği Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nin 20. maddesinde açıklanmaktaysa da bunun sadece idarenin istemine aykırı olarak verilen önleme ile ilgili kararlara ilişkin olduğu belirtilen kararda, ''Burada ise isteme uygun bir kararın uygulanmasından doğan bir neden ile karardan doğrudan etkilenecek olan üniversite öğrencileri tarafından CMK'nın 268. maddesinde açıklandığı üzere kararın öğrenildiği günden itibaren yasal süresi içinde itiraz edildiği anlaşılmakla itirazın incelenmesinin gerektiği düşünülmüştür'' denildi. 

Anayasa, yasa ve ilgili yönetmeliğin konuya ilişkin maddelerine yer verilen kararda, yönetmelikte açıklanan önleme aramasına dair sebeplerin Anayasa ve yasalarda sayılanlardan daha fazla olduğu, sebeplerin yönetmelikle genişletildiğine dikkat çekildi. 

Kararda, şöyle denildi: 

''Temel hak ve özgürlüklerin Anayasa ve yasaların aksine yönetmelikle sınırlandırılması gibi bir uygulamanın da ortaya çıkabileceği anlaşılmakta ise de, hakim tarafından yasalara, Anayasa'ya, uluslararası sözleşmelere, temel hak ve özgürlüklere aykırı bir önleme kararının verilebileceği elbette düşünülemez. 

İÜ'de güvenliği tehdit edici faaliyetlerin neler olduğu talep yazısında ve itiraza konu kararda açıklanmamış, ortaya çıkan somut olgulara dayalı tehlike ve önlenmesi amaçlanan suçun ne olduğu belli olmadığı gibi, somut olguların ortaya konulduğunun da söylenemeyeceği, burada öngörülerin kabul edilemeyeceği, karara dayanak yapılamayacağı dikkate alınmalıdır. İstanbul'da diğer illerdeki gibi halen olağan yürürlükteki rejimin uygulandığı, olağan üstü hal veya sıkıyönetim uygulaması yapılmadığı, milli güvenlik ve kamu düzenini sarsıcı somut olayların belgelendirilmediği, genel sağlık ve genel ahlakın korunmasını öngören herhangi bir duruma somut olguya dayalı olarak yer verilmediği anlaşılmaktadır.'' Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinde önleme araması kararının süresine ilişkin bir sınırlama yer almadığı, buna karşın arama kararlarının bir ay, alt ay veya bir yıl gibi keyfi sürelerle verilebileceğinin düşünülemeyeceği belirtilen kararda, Anayasa'nın 13. maddesinin böyle bir keyfiliğe engel teşkil ettiği bildirildi. 
Kararda, şu görüşlere yer verildi: 

''Önleme araması özel hayatın gizliliği ilkesine etki eden bir işlem sonucunu doğurmaktadır, bu nedenle sınırlı ve ölçülü olmak zorundadır. Herhangi bir ceza soruşturma aşamasında bile şüphelilerin ev ve aracında bir defaya mahsus arama izni verilip arama dahi sınırlı ve belirli bir zamanda yapılırken, somut bir suçun şüphelisi olmayan sadece önleme aramasına maruz bırakılan kişiler hakkında bir yıl gibi uzunca sayılabilecek bir süre ile onların her halde aranabileceklerine ilişkin bir kararın verilmesi hakimin karar verme yetkisinin devri anlamına gelebileceği gibi Anayasa ile yasaların özüne de uygun düşmeyecektir. Somut bir suçun şüphelisi olmayan kişiler hakkında bir yıl süreli genel arama kararının özel hayatın gizliliğini ve masumiyet karinesini ihlal edeceği, Anayasa'nın 20, 21 ve 22. maddeleri ile AİHS'in 8. maddesine de aykırılık teşkil edeceği unutulmamalıdır.'' 

Açıklanan nedenlerle itirazın kabul edildiği belirtilen kararda, önleme araması kararının iptaline hükmedildiği bildirildi. 

İnterajans

 

 

MEMURLARA MÜJDELİ HABER

memurTBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülen, ''Torba Tasarı'' olarak adlandırılan, bazı kanunlarda değişiklik öngören tasarının, kadrosu kaldırılan memurların en geç 6 ay içinde kendi kurumlarında niteliklerine uygun bir kadroya atanmalarını öngören maddesi kabul edildi.

Devlet Memurları Kanununun 91. maddesinde değişiklik yapan maddeye göre, kurumlarında atama imkanı olmayan memurlar, devlet personel başkanlığınca belirlenen başka bir kurumdaki boş kadroya atanabilecek. Bu memurlardan ünvanı müdür olanlarla, danışma işlevlerine ilişkin kadroda çalışanlar, araştırmacı kadrosuna atanacak. Bu durumda olan memurlar, atama işlemi yapılıncaya kadar kurumlarında niteliklerine uygun işlerde çalıştırılacak ve eski kadrolarına ait mali haklardan ve sosyal yardımlardan yararlanmaya devam edebilecekler.

'TORBA YASA'YLA TEFTİŞ AFFI GELİYOR

recep-tayyip-erdoganTorba af yasasından teftiş ve denetim birimlerinin tasfiyesi çıktı.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmekte olan torba tasarısında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 91. maddesinde yapılan değişiklikle, kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat yasalarında yapılacak değişikliklerle teftiş ve denetim birimlerinin kaldırılmasının yolu açıldı. Yapılan değişiklik yasalaşırsa, bundan böyle denetim elemanları “araştırmacı” olarak atanacak.

Devlet Denetim Elemanları Derneği’nin (DENETDE) konuya ilişkin açıklamasında, “Ehliyet, liyakat ve uzmanlaşmayı göz ardı eden bu düzenlemenin, eşitlik, hakkaniyet ve kamu yararı ilkelerine aykırı olacağı, hukuki sorunları beraberinde getireceği ve piyasalaşmanın bir sonucu olarak yolsuzlukların çığ gibi büyüdüğü ortamda ülke yararına olmayacağı” ifade edildi.

'TORBA YASA'YLA İŞÇİ, MEMUR STATÜSÜNE KAVUŞUYOR

isci-memur Artık işçiler de ücretsiz izin kullanabilecek. Erken doğum yapan kadın işçiye doğum öncesi izni verilecek. Annesine bakan işçi de 6 ay ücretsiz izin alabilecek.

Kamu borçlarını yapılandıran "torba yasa" tasarısından işçilere de piyango çıktı. Erken doğum yapan kadın işçiler de memurlar gibi doğumdan önce kullanamadığı izni doğum sonrasında kullanabilecek. Sürekli işçi kadrosunda çalışanlar, kadın ya da erkek ayırımı yapılmadan hasta çocuğu, kardeşi ya da annesine bakmak için 6 aya kadar ücretsiz izin kullanabilecek. İl özel idareler ve belediyelerdeki ihtiyaç fazlası işçiler yeni kurumunu seçebilecek. Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülmeye devam eden torba yasa tasarısı ile çalışma hayatının düzenlenmesine yönelik önemli adımlar atılıyor. Görüşmelerde kabul edilen düzenlemelerden bazıları şöyle: 

BAKAN GÖNÜL: "SÖZLEŞMELİ ER KONUSUNDA SORUN AŞILDI"

sozlesmeli-erMilli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Sözleşmeli Er Konusuyla İlgili Sosyal Güvenik Boyutunun Çözüme Ulaştırıldığını Belirterek, "İlk Bakanlar Kurulu Toplantısına Gelecek" Dedi.

Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, sözleşmeli er konusuyla ilgili sosyal güvenik boyutunun çözüme ulaştırıldığını belirterek, "İlk Bakanlar Kurulu toplantısına gelecek" dedi.

Gönül, TBMM Milli Savunma Komisyonuna gelişinde gazetecilerin konuya ilişkin sorularını cevapladı. Türk Silahlı Kuvvetleri'nde Sözleşmeli Er istihdamına yönelik dün akşam çalışma yaptıklarını ifade den Gönül, "Sosyal Güvenlik ile ilgili yönünü de çalıştık" diyerek şunları söyledi:

"Müspet yönde, lehlerine getirdik zannediyorum. İkramiye ile ilgili çalışma da tamamlandı. Eğitim tazminatı konusunu da makul şekilde düzenledik. Yarın akşam metni dökülecek. İlk Bakanlar Kurulu toplantısına da gelecek."

haberler.com 

 

 

MEMURLUĞA GEÇEN İŞÇİNİN İKRAMİYE ZAFERİ

turk_saglik_senGeçici işçiyken sözleşmeli memurluğa atananların geçmiş dönük ikramiye talebiyle açtıkları davalar, çalışanlar lehine sonuçlanmaya başladı.

Türk Sağlık-Sen'in üyeleri adına açtığı davalar sonunda, Gazi Üniversitesinde çalışan 20 kişiye toplam 53 bin lira dağıtıldı.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Ekim 2007'de Devlet Memurları Kanunu kapsamında 4/B statüsünde memurluğa geçirilen Gazi Üniversitesinde çalışan bir işçi, geçmişe dönük ikramiye talebiyle Ankara 5. İş Mahkemesinde dava açtı.

Kamu kurumlarında çalışan işçilere her yıl bir aylık istihkakları tutarında ilave tediye verileceği, ayrıca Bakanlar Kurulu kararı ile aynı şekilde bir ilave tediye ödemesi yapılabileceği yönündeki düzenlemeye dikkat çekilen dilekçede, 2001-2007 yılları arasında Bakanlar Kurulu kararı doğrultusunda ödenmesi gereken ilave tediyelerin ödenmediği ifade edildi.

ÖĞRETMEN ATAMALARI MAĞDURU ADAYLAR İSYAN BAYRAĞINI AÇTI

ogretmenÖğretmen atamaları yapıldı yapılmasına da, eleştirilerin ve mağduriyetlerin önüne geçilemedi. 12 puan ile Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) branşına öğretmen ataması yapılırken, başka branşta 80’den fazla puan alan öğretmen adaylarının atanamaması isyan bayrağını çektirdi. 2011 yılı Şubat ayında ek atama bekleyen mağdur öğretmenler, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’ya feryatlarını duyurmaya çalışıyor.

Sayfa 1 / 4

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »